Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey 2019

Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey 2019
Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey


Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey

Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey

Osteoporoz ve Menopoza hangi yaşlarda ortaya çıkar? Kadınların bu korkulu rüyasının belirtileri neler? Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey yazımızın devamında

Kemik erimesi olarak da adlandırılan osteoporoz, kemiklerin incelmesi ve zayıflayarak kırılması ile karakterize bir hastalıktır. Osteoporoz 45 yaşından sonra kadınların bir çoğunda görülmektedir. Kemik dokusu yapısı gereği sürekli değişen bir dokudur ve kan ile devamlı bir kalsiyum alışverişi içerisindedir. Kemiklerin doğasında yapım ve yıkım süreçleri bir denge içerisindedir. Menopoz sonrası dönemde yapım çok azalır ve denge bozularak yıkımlar hızlanır. Bunun sonucunda ise menopozu takip eden 5 yıl içerisinde kemik kitlesi her yıl %3 oranında azalarak devam eder. 5 yıllık dönemden sonra ise kemik kitlesi her yıl %1 oranında bir azalma gösterir.

Osteoporoz ve Kalsiyum İlişkisi

Kalsiyum, dişlerin ve kemiklerin güçlü olmasını sağlarken, kasların kasılmasını, sinirsel iletilerin ve kalp fonksiyonlarının düzenlenmesini, kanın pıhtılaşmasını sağlar. Menopoz sonrası dönemde ise kemiklerde östrojen eksikliğinden dolayı kalsiyum azalmaları görülür. Bu da kemiklerin zayıflamasına ve en ufak darbelerde bile ufalanmasına sebebiyet verir. 60 yaşından sonra omurga eğrilmeleri ve sırtta ağrılar başlar. 70 yaşından sonra ise kalçada kırık oluşumu ihtimali artar. Genel anlamda osteoporoz, kronik sırt ağısı şikayetlerine, boy kısalmasına, diş ve diş eti problemlerine, özellikle akşam saatlerinde bacak kramplarına ve eklem ağrılarına neden olur.

Osteoporoz ve Menopoza Dair

Menopozun hafıza üzerine olan etkisini de gösteren araştırmalar mevcuttur. Menopoz sürecine girmiş kadınlarda konsantre olamama problemi, araba anahtarları ve gözlük gibi eşyaları nereye koyduğunu hatırlayamama gibi durumlar sıklıkla görülür.

Vücut yapısı, tiroid bezi bozuklukları ve çeşitli ilaç kullanımları gibi faktörler, osteoporoz riskini doğrudan etkileyen faktörlerdir. Örneğin küçük kemikli kadınlarda osteoporoz görülme sıklığı daha fazladır. Şişman kadınlarda ise vücut ağırlığı ile doğru orantılı olarak kemiklerin ve yağ dokusu miktarının fazla olması sebebiyle östrojen üretimi daha fazladır. Böylelikle bu tip vücuda sahip kadınlarda osteopoz riski daha azdır.

Ailesinde osteoporoz problemi olan, açık renkli tene sahip olan, diyabet, karaciğer, tiroid bezi bozukluğu ve böbek hastalığı olan kadınlarda osteoporoz daha fazla görülür.

Fazla miktarda protein almak, kortizon, antiasitler, diyüretikler ve epilepsi ilaçları, fazla sigara ve alkol tüketimi, kalsiyum emilimini azaltır ve osteoporoza neden olur.

Osteoporoz için hormon replasman tedavisi nedir?

Kalsiyum alınması, kalsitonin hormonu ve uzun yürüyüşler osteoporoz tedavisinde oldukça etkili olsa da hormon replesmanı da bir iyi bir tedavi seçeneğidir. Hormon replesmanı tedavisi östrojen alınımı ile gerçekleşir ve östrojen almasında sakınca olmayan kadınlarda uygulanabilir.

Hormon replesman tedavisideki amaç; kadınlarda menopoz sürecinde eksilen hormonları menopozdan önceki seviyesine tekrar getirmektir. Östrojen preparatları 1960 yılından itibaren menopoz dönemindeki kadınlara verilmeye başlanmıştır. 1975 yılında ise östrojen kullanımının rahim kanserini arttırdığı düşünülerek tedaviye progestinler eklenmiştir. Hormon replasman tedavisi süresince kullanılacak preparatlar ve dozları mutlaka kadınların özelliklerine göre doktorlar tarafından ayarlanmalıdır.

Osteoporoz ve Menopoza Dair

Menopoz sonrası dönemindeki cinsel isteksizlik için hormon replasmanı tedavisi olumlu sonuçlar verir. Bu tedavi ile kadınların %90’ı menopoz öncesi dönemlerindeki cinsel isteklerini geri kazanır. Ayrıca tedavi ile vajina kuruluğu giderilir, vajina duvarı güçlendirici egzersizler ve kayganlaştırıcı maddeler ile cinsel birliktelik sırasında çekilecek acı minumuma indirilir. Cinsel yaşama gösterilen önem ve kişisel bakım da kadının kendine olan güvenini arttıracak, daha mutlu ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

Hormon replasman tedavisinin yararları kesindir ancak tedaviye ne zaman başlanacağı kesin değildir. Bazı hekimler tedaviye başlanması için menopoz öncesi dönemi işaret ederken, bazı hekimler de 1 yıl adet kanamasız geçen dönemden sonrayı işaret eder. Osteoporozun engellenmesi için ise menopoz dönemi ile tedaviye başlanması uygun olacaktır.

Hormon Replasman Tedavisinin Yan Etkileri

Hormon replasman tedavisi ile bulantı, kilo alma, göğüslerde gerginlik, vajinal akıntı ve su tutulumu gibi yan etkiler görülebilir. Migren hastalarında baş ağrısı şikayetleri artabilir. Progestin ile dengelenmeyen östrojen tedavilerinde rahim kanseri riski artar.

Rahim kanserinde, meme kanserinde, aktif safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında, kan pıhtılaşma problemlerinde hormon replasman tedavisi sakıncalı olabilir. Aiesinde meme kanseri hastalığı olan kişiler risk taşıdıklarından, bir çok hekim hormon replasman tedavisinin düşük doz ve sıkı bir takip ile uygulanabileceği görüşündedir. Böylelikle hem erken teşhis konabilir hem de menopoza dair problemler önlenebilir. Bunun yanı sıra daha önce geçirilmiş şeker hastalıkları, safra kesesi ve karaciğer hastalıkları da tedavi sırasında yakından takip gerektirir. Rahimde myom veya göğüslerde iyi huylu tümör varlığında tedavinin yine progestin ile dengelenen düşük dozda östrojen ve yakın takip şartıyla uygulanabileceğini söyleyen hekimler vardır. Fakat genel anlamda bu gibi durumlarda östrojen tedavisi önerilmez.

Hormon replasman tedavisi sırasında dengelenen östrojen ve progestin, tıpkı menopoz öncesi dönemdeki gibi yeniden kanamaların başlamasına sebep olabilir ve bu durum bir kaç yıl devam edebilir. Daha sonraki süreçte ise tedaviye rağmen adet kanamaları görülmeyebilir.

Menopoz Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Kalsiyum diyetle alındığında osteoporoz riski en aza düşürülür. Günlük alınması gereken kalsiyum miktarı 1000 – 1500 mg olup, diyet ile günde 500 mg kalsiyum alınabilir. D vitamini ise kalsiyumun emilebilmesi için gereklidir. Güneş ışığından yararlanarak ve D vitamini açısından zengin gıdalarla beslenerek bu vitamin ihtiyacı karşılanabilir. Buna ek olarak kan emilimi için de diyet içerisinde bir miktar yağın bulunması gerekir. İhtiyacımız olan günlük kalorinin %30 unda yağlardan karşılanması gerekir.
  • Geçen her on yıl ile birlikte kalori ihtiyacı da %2-8 azalır. Düzenli egzersiz fazla kilo alınmasını önler. Yaşın ilerlemesi ile beraber vücuttaki yağ yüzdesi artar ve kas kitlesi azalır. Bu sebeple düşük yağlı diyet ve düzenli egzersiz ile ideal kilo korunabilir.
  • Yetişkin bir insan için günlük alınması gereken kalsiyum miktarı minumum 800 mg’dır.Menopozöncesi bu ihtiyaç 1000 mg iken sorasında 1500 mg’a yükselir. Östorojen alan kadınlarda 1000 mg kalsiyum alınması da yeterli olur. Diyet ile karşılanamayan kalsiyum için de kalsiyum tabletleri ve diğer çeşitli hazır tabletler takviye olarak kullanılabilir. Bu tabletlerin emilimi arttırmak amacı ile yemekle birlikte alınması daha uygun olur.
  • Özellikle menopoz döneminde cildin direkt olarak güneş ışığına maruz kalması oldukça sakıncalıdır. Bu sebeple saat 10:00 ile 14:00 arasında gölgede olmakta fayda vardır. Eğer gölgede kalınamıyorsa cilt koruyucu faktörünün en az 15 olduğu kremler kullanılmalıdır.
  • Sigara bırakılmalıdır. Sigara ciltte yaşlanmayı ve ağız etrafındaki kırışıkları arttırır.
  • Egzersiz, dolaşımı ve cilt beslenmesini olumlu yönde etkiler. A ve E vitamini içeren sebzelerden oluşan zengin, dengeli bir diyet ile bol su tüketimi cildi besleyerek yumuşatır. Ayrıca cilt için uygun temizleyici ve nemlendiriciler ile düzenli bir bakım da genç ve sağlıklı görünümü kolaylaştırır.
  • Çok sayıda çocuk doğurmak menopoz bulgularını hafifletir ancak geciktirmez. Ayrıca geç menopoz uzun süreli yüksek östrojen seviyesi ve daha genç görünüm anlamına gelse de, geç yaşanan gebeliği ve yumurtalık kanseri riskini de beraberinde getirir. Bu sebeple geç menopozun avantajını yaşamak yerine sağlıklı yaşayarak, riskleri en aza indirmek için doktor kontrolünde kalınmalıdır.
  • Doğum kontrol hapı kullanırken menopoza girildiği anlaşılmaz çünkü menopoz bulguları hapın etkisiyle anlaşılmaz. Kandaki FSH ve östrojen seviyeleri yanıltıcı olabilir. Bu sebeple hap kullanmaya bir süre ara vermeli ve hormon düzeylerinin öyle belirlenmesi gerekmektedir.

 

Evrim Aksoy

Evrim Aksoy

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı: İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) - 1998 mezuniyet. Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Kadın Hast ve Doğum Uzmanlığı-2004- Mezuniyet. Yeditepe Üniv. Tüp Bebek Eğitimi - 2011 IVF sertifikası.

Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey 2019

Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey 2019

Related news Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey



Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey


Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey


Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey


Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey


Osteoporoz ve Menopoz Hakkında Her Şey